Ey Vücudun Afitabı İlahi Sözleri

Ey Vücudun Afitabı İlahi Sözü

Sen hatîb-i vahy-i tenzîl-i ilâhîsin şehâ,
Eyledin nûr-i vücûdunla müzeyyen minberi.
Sen hatîb-i vahy-i tenzîl-i ilâhîsin şehâ,
Eyledin nûr-i vücûdunla müzeyyen minberi.

Ey vücûdun âfitâbı çarh-ı mînâ-zîveri,
Şeb-çerâğ-ı âlem-ârâdır cemâlin enveri.
Şânına levlâke levlâk oldu nâzil vahy ile,
Sensin ol Sultân-ı Keneyn risâlet serveri.

Sen şefî’ul müznibîn”sin rahmeten lil âlemîn,
Tabl-ı cûd-i lutfunun olmuş melâik mehteri.
Sen “şefî’ul müznibîn”sin rahmeten lil âlemîn,
Tabl-ı cûd-i lutfunun olmuş melâik mehteri.

Rişte-gîsû-yı sünbül bûyini şemmeyleyen,
Koklamazdı tîb içün bir dahî ûd ü anberi.
Ol kadar hâssiyyeti feyz ü safâ var anda kim,
La’l-i nâbın nûş edenler kâle almaz Kevser’i.

Çeşme-i feyz-i na’îminden içen mâen tahûr,
İlm ü irfân ile memlûdur fuâd-ı sâgarı.
Nûr-i Hak’dır hilkatin sen kim Habîbullahsın,
Nice âşık olmasın dîdârına ins ü perî.

Yâ Resûlallah senin ta’dâda gelmez âşıkın,
Aşkın ile dolmuş âfâk-ı cihânın her yeri.
Sen imâm-ı enbiyâ vü evliyâsın şübhesiz,
Ümmet etmiş sana Mevlâ cümleten peygamberi.

Hâtem-i hatm-i risâlet sana erdi vahy ile,
Sensin ol hâkân-ı zî-şân Resûl-i dâd-âveri.
Âsitân-ı bâb-ı ihsânında cem’ olmuş hemîn,
Bir gedâdır pâdişâhân-ı cihânın her biri.

Nûr-i Kur’ân ile fer verdin cihâna serteser,
Eyledin insânları küfr ü cehâletden berî.
Cûş edince kâinâtı garka-i rahmet eder,
Ebr-i lutf u himmetin bir katresi bahr u berri.

Mu’cizâtın kudreti âkilleri hayrân eder,
Yek nazarda eyledi şakku’l kamer engüşteri.
Öyle bir iksîr-i a’zamdır ana cânlar fedâ,
Rûşen etmiş hâk-i pâyin kühlü çeşm-i hâveri.

Yâ Resûlallah gubâr-ı pâyine olmaz bahâ,
Olsa da nüh kubbe-i eflâk memlû cevheri.
Ey vücûd-i nûr-i Hakk v’ey mahrem-i rabbi’l felak,
Dâver-i vâlâ-nesak her dü cihânın bihteri.

Da’vet etdi Hakk seni ancak harîm-i vaslına
Lî me’allahîde oldun kâinâtın mefhari
Mahrem-i halvet-serây-ı Kibriyâ oldukda hem,
Kâbe kavseyne erişdi pâye-i bâlâ-teri.

Tarfetü’l ayn içre erdin bezm-i ev ednâya sen,
Oldu mi’râcın mübârek giydin âlî efseri.
Ey kerîm-i pür-himem v’ey harîs-i hayrü’l ümem,
Sâhib-i vâlâ-yı ilm şâri’lerin ser-defteri.

Kim mu’âdildir fesâhatde belâgatde sana,
Her ulûmun kenzi sensin nûr-i Kur’ân gevheri.
Sen hatîb-i vahy-i tenzîl-i ilâhîsin şehâ,
Eyledin nûr-i vücûdunla müzeyyen minberi.

Teng olur bu hâk-dân-ı arsa-i âlem ana,
Etmeğe lutfun Burâk’ı bir nefes cevlân-geri.
Vasfın idrâk edebilmezler sabâh-ı haşre dek,
Bir araya gelse dünyânın bütün dâniş-veri.

Hakk bilir ancak anı ilm-i beşer fehmedemez,
Akla sığmaz cevher-i zâtın tasavvurdan berî.
Ahmed Mahmûd Ebe’l Kâsım Habîb-i Kibriyâ,
Enbiyâ u evliyânın ser-firâz-ı serveri.

Küfr ü şirki ref’ edüb tevhîdi i’lân eyledin,
Sen duyurdun minber üzre halka “Allahu Ekber”i.
Şöyle bir cüz’-i zemân içre vücûd-i nâsdan,
Mahv kıldın hâl-i küfrü ebruvânın hançeri.

Feth ü nusretde sehâvetde şecâ’atde sana,
Hakk mu’âdil eylemiş Şâh-ı Velâyet safderi.
Şîr-i Hakk’dır sâkî-i Kevser Aliyye’l Mürtezâ,
Çekdi şiddetle kopardı tâ ki bâb-ı Hayber’i.

Gazve-i Hendek’de kıldı Zülfikâr’ın tecrübe,
Düşdü hâke bir uruşda Amr Abdûd’un seri.
Zülfikâr’ın darbına karşu siper kâr eylemez,
Düşmenin kat kat giyinse zırh-ı tîmûr-i miğferi.

Lât u Uzzâ’dan kılub tâthîr Beytullah’ı hem,
Çekdi bâm-ı Kâbe’den kırdı bütân-ı Âzer’i.
Leşker-i küffâra her bir hamlesi emvâc-ı yemm,
Asker-i İslâm’ın oldu Şîr-i Hakk seraskeri.

Dâder etdin hem vasî kıldın o zâtı kendine,
Emredüb tâ ümmet-i ashâba hubb-i Hayder’i.
Çâr-yârindir senin kim eyledin Ehl-i Kisâ,
Mürtezâ vü Fâtıma Şebbir ile hem Şübber’i.

Vâkıf-ı sırr-ı ezeldir âl ü evlâdın senin,
Enbiyâ-yı sâlife olmuş mu’âdil her biri.
Ey Resûl-i Müctebâ Mahbûb-i Rabbi Zü’l-atâ,
Olmayan mü’min sana ka’r-ı cehennemdir yeri.

Hânkâh-ı zâtını ins ü melek eyler tavâf,
Cümle mahlûkât olub dîdârının sevdâ-geri.
İstemezler sündüs-i Firdevs-i A’lâ olsa da,
Hâk-i dergâhın olubdur ehl-i aşkın pisteri.

Vakt-i vustâdır salât-ı farza eyle iktidâ,
Kıl münâcât-ı duâ geldi niyâzın demleri.
Yâ Resûlallah senin müştâkınım leyl ü nehâr,
Afvedüb cürmüm bağışla eyle lutfun mazharı.

Na’t-i pâkin zikreder Hilmî Dede subh u mesâ,
Olmuş ihlâs ile Âl-i Ehl-i Beyt’in çâkeri.
Hamdülillah bende-i Âl-i Abâ’yım sıdk ile,
Cân-fedâ-yı Kerbelâ’yım ol Şeh’in fermân-beri.

Âl ü evlâdına olsun sad salât u sad selâm,
Âsumân-ı kudretin bunlar olubdur ahteri.
Olmaya zürriyyetinden bir zemân hâlî cihân,
Şöyle kim sâbit ola bu kâinâtın mihveri.