Sitemim Var Dağlar Size İlahi Sözleri

Sitemim Var Dağlar Size İlahi Sözü

Evlerinde silah kadar,
Kimseler sırdaş değil.
Evlerinde silah kadar,
Kimseler sırdaş değil.

Hak ve batıl kavgası bu,
Uyduruk bir savaş değil.
Kardeşimin gözünde,
Parıldayan yaş değil.

Sitemim var dağlar size,
Ağladım sinenize.
Dağlar dağlamış kalbimi,
Yanıp sönen ateş değil.

Dağlar anlamaz onları,
Taşlar anlamaz onları.
Evlerinde silah kadar,
Kimseler sırdaş değil.

Gece karanlıklar örter,
Gündüz ateş barut bürür.
Şehadet gömleği giymiş,
Atlas değil kumaş değil.

Alaca karanlığın fecr adımıyla dağlardan yollardan kardeşlerimin bir bir, şakaklarına dayanmış metalin soğuk lemasını duyarlar yüreklerin de belli ki; postaldan yaraları sırıtır, yırtık dizleri göğerir pantolonların parçalanan yerlerinden baldırlarından; ekin tarlasın da boy atmış yabani gelincikler gibi. Al al mor mor eflatun eflatun ve siyah, elleri başlarından kenetlenmiş, gözlerinde bir ihanete kurban gitmenin tarifsiz hıncını ,soluya soluya inerler kardeşlerini dağlardan…

Ve yine gözlerinize sevdalarınıza dar gelmeyecek bir dünyanın hudutlarını çizen kıvılcımlarla indirirler kardeşlerini kardeşlerim ki dağlarda hakça bir düzenin adımları,ayak sesleri
sinsice sümbüller gibi insanların haykırışı anne karnın da vurulan yavruların direnci kandırılan kızların kini aldatılan insanlığın yüz akıydılar Kör olsun dağların gözü.

Size de veyl dağlar yar bildik sizi dost bildik sığındık karanlık yamaçlarınıza sevdalandık doruklarınıza bizden bildik, yusufu saklayan kuyu ; yunusu gizleyen balık; nuhu kurtaran gemi ; musaya açılan deniz; İsa’ya açılan gök; yakubu örten gece bildik kendimizeHak ve batıl kavgası bu!

Uyduruk bir savaş değil,
Kardeşimin gözünde,
Parıldayan yaş değil.

Sitemim var dağlar size,
Ağladım sinenize.
Dağlar dağlamış kalbimi,
Yanıp sönen ateş değil.

Dağlar anlamaz onları,
Taşlar anlamaz onları.
Evlerinde silah kadar,
Kimseler sırdaş değil.

Gece karanlıklar örter,
Gündüz ateş barut bürür.
Şehadet gömleği giymiş,
Atlas değil kumaş değil.

Alaca karanlığın fecr adımıyla dağlardan yollardan kardeşlerimin bir bir, şakaklarına dayanmış metalin soğuk lemasını duyarlar yüreklerin de belli ki; postaldan yaraları sırıtır, yırtık dizleri göğerir pantolonların parçalanan yerlerinden baldırlarından; ekin tarlasın da boy atmış yabani gelincikler gibi…

Al al mor mor eflatun eflatun ve siyah, elleri başlarından kenetlenmiş, gözlerinde bir ihanete kurban gitmenin tarifsiz hıncını ,soluya soluya inerler kardeşlerini dağlardan. Ve yine gözlerinize sevdalarınıza dar gelmeyecek bir dünyanın hudutlarını çizen kıvılcımlarla indirirler kardeşlerini kardeşlerim ki dağlarda hakça bir düzenin adımları,ayak sesleri sinsice sümbüller gibi insanların haykırışı anne karnın da vurulan yavruların direnci kandırılan kızların kini aldatılan insanlığın yüz akıydılar, kör olsun dağların gözü.

Size de veyl dağlar yar bildik sizi dost bildik sığındık karanlık yamaçlarınıza sevdalandık doruklarınıza bizden bildik, yusufu saklayan kuyu ; yunusu gizleyen balık; nuhu kurtaran gemi ; musaya açılan deniz; İsa’ya açılan gök; yakubu örten gece bildik kendimize!