Sağ Gözümün Altından Öp İlahi Sözleri

Sağ Gözümün Altından Öp İlahi Sözü

Her yer yaralılarla dolu,
Ambulans ve polis sirenleri,
Mavi ve kırmızı ışık,
Doktorlar ve hemşireler.

Annesi üç gün önce sağ gözünün altında bir siyahlık var demişti,
Hatırladığım ilk şey annemin beni öpmesiydi.
Ben alnımdan öpecek sandım ama o sağ gözümün altından öptü.
Annem beni öpünce mi uykuya dalmışım bilemiyorum.
Uyandığımda yüzümde beyaz bir örtü vardı.
Örtünün üzerine aralıklarla düşen mavi ve kırmızı ışık.
Bir bahçede çimlere uzanmış gibiydim.
Su sesi ama aktığı yerde melodi oluşturuyor.

Kuş sesleri ama çok güzel ötüyorlar.
Yüzümü okşayan ılık bir esinti.
Hareket edemediğime göre annem beni yine kundağa sarmış.
Siren sesi duyuyorum, belkide babam bana oyuncak araba almış.
Yüzümdeki örtüyü kaldırmadım, uyuduğumu zannediyorlar.
Ama birazdan annem ya babam gelip yavaşça örtüyü kaldıracak,
Ve uyumadığımı görünce önce şaşırıp, sonra gülümseyecekler.

Ben de onlara gülümseycem,
Evet babamın sesini duyuyorum,
Bu benim oğlum diyor,
Ne olur bir kere yüzünü açıp bakayım,
Eğer benim oğlum değilse söz diğerlerine bakmayacam,
Ve ellerini yüzüme doğru uzatıyor.

Yavaşça örtüyü kaldırıyor,
Babamı görür görmez gülümsüyorum,
Ama babam ağlamaya başlıyor,
Bana niye ağlıyorsun,
Babam beni duymuyor,
Etrafa bakıyorum, burası bahçe değil,
Her yer yaralılarla dolu,
Ambulans ve polis sirenleri,
Mavi ve kırmızı ışık,
Doktorlar ve hemşireler.

Burası hastane,
Babam ayaklarımdan tuttu öpüyor, çekmeye çalışıyor.
Baba lütfen yapma, lütfen ağlama,
Hatırladım Saraçhanedeydik,
Ne oldu o gece,
Baba bana ne oldu,
Baba ben öldüm mü?
Baba ben ölmedim,
Evet, ben ölmemiştim,
Ama bunu babama anlatamıyordum.

Tıpkı annemin bize bir türlü anlatamadığı gibi,
15 Temmuzdan üç gün önceydi,
Sağ gözünün altında bir siyahlık var dedi annem.
Babam yüzüme baktı.
Çocuğun gözünün altında bir şey yok dedi,
Hatta anneme takıldı.
Hem uzak hem yakın gözlüğün var ama anlaşılan muayene zamanın gelmiş.
Aslında annemin sofradaki bu tuhaf halini,
Geçtiğimiz günlerde babamda da görmüştüm,
Tam yemeğe başlayacakken oğlum dedi.

Ben ölürsem cenazemiz kalabalık olur,
Baba sofrada açtığın konuya bak dedim,
Olsun dedi hazırlıklı olmak lazım.
Ben de dedim ki eğer ben ölürsem boşuna ölmem baba,
Cenazeme gelenlerle sokakları inletir öyle giderim.

Sen kalabalığı o zaman görürsün,
Televizyonda ay yıldızlı bayrağa sarılı tabut görünce,
İşte adam gibi ölmek budur diyordum.

Sağ gözünün altında bir siyahlık var dedi annem,
15 Temmuzdan iki gün önceydi,
Evet, yine aynı şeyi söyledi annem,
Hatta bu kez siyahlık yerini yeşile bırakmış dedi,
Güldük, ne ben inandım anneme, ne de babam.

15 Temmuzdan bir gün önceydi,
Belki annem sağ gözümün altındaki yeşile dönmüş siyahlığı,
Görmeye devam etti ama bize söylemedi.

Ve o gece, Eyüp Sultan’a yakın bir yerde aldım,
Ölüm kusan tankların, uçakların haberini.
Eyüp Sultan’a koştum,

Ben de Eyüp Sultan’ın türbesini koruyacağım dedim,
Ama gittiğimde ne asker, ne polis hiç kimse yoktu,
Babamı aradım. Saraçhane’de olduklarını söyledi,

Telefonu kapatıp koşmaya başladım. Nefes nefeseydim,
Nefes nefese kıpkırmızı bir sele karıştım,
Nereye baksam ay yıldız.

Nereye baksam kan kırmızı bir gece,
Bir ay gördüm hilaldi,
Ama ben öyle bir hilal görmemiştim,
Bir ay gördüm yıldızı annemdi,
Ama pırıl pırıldı annem,
Hilalle birlikte bana yaklaştı.

Önce ay konuştu,
Korkma, mahzun olma sevin dedi.
Sonra annem başımı tuttu gülümsedi,
Ben alnımdan öpecek sandım ama,
O sağ gözümün altından öptü.

Annem öpünce sanki,
Dünyanın en lezzetli meyvesini yedim,
Ama öyle bir lezzet ki azalmıyor,
Ve sadece damağımda hissetmiyorum.

Bedenimin her yerinde,
Sanki damarımda kan yerine lezzet akıyor,
Ve ben o tadı sürekli alıyorum,
Annem beni sağ gözümün altından,
Öpünce mi uykuya dalmışım bilemiyorum,
Uyandığımda yüzüm de beyaz bir örtü vardı.

Yemyeşil bir bahçede çimlere uzanmış çocuk gibiydim,
Demek şehit olmak böyle bir şeymiş,
Ölümü tatmadan ölümsüzlüğü yudumlamak,
Baba, beni rüyasında bayrak nöbeti tutarken gören,
Ve bana tatlı ikram eden kadının size anlattıkları doğruydu.
Anne, annecim. Tavafta sana el sallayan bendim,
Hani gece otelde uyurken seni kollarıma alıp gemiye bindiren.

Sana gökyüzünü dolaştıran evet bendim,
Sen anlamıştın zaten. Son olarak,
Lütfen üzülmeyin ve bilakis sevinin,
Peygambere komşu olan bir evladınız var,
Bunu unutmayın ve bekleyin,
Mahşerde karşılaşacağız inşallah.

Anne, sağ gözümün altındaki siyahlık şimdi yemyeşil,
Yine başımı o pamuk ellerinin arasına alacaksın mahşerde,
Ama lütfen alnımdan değil, sağ gözümün altından öp,
Kurşunun girdiği yerden.