Kuranı Yaşadıkça İlahi Sözleri

Kuranı Yaşadıkça İlahi Sözü

Bir dünya ki; ufuklar, ağarır yavaş yavaş,
Sabahlar müjdelenir, Kur’ân’ı yaşadıkça.
Bir dünya ki; ufuklar, ağarır yavaş yavaş,
Sabahlar müjdelenir, Kur’ân’ı yaşadıkça.

Bir insan ki; yenilmez, ne kalem, ne tüfekle,
Ne saray sofraları, ne kuru bir ekmekle.
Bir insan ki; dünyada, korkusuz bir yürekle,
Allah’a vekîl olur, Kurân’ı yaşadıkça.

Bir inanç ki; sarsılmaz, ne tayfun, ne tûfanla,
Güçlenir sabır denen, en zorlu imtihanla.
Bir inanç ki; beslenir, her nefeste îmanla,
Sonsuzlara tâc olur, Kur’ân’ı yaşadıkça.

Bir vicdan ki; düşmeden, nefsin tuzaklarına,
Mahşer penceresinden, bakar kul haklarına.
Bir vicdan ki; her çağda, zulmün uşaklarına,
Adâleti haykırır, Kur’ân’ı yaşadıkça.

Bir gönül ki; dost olur, ”aman” diyen düşmana,
Şefkati şükran bilir, yaratılmış her cana.
Bir gönül ki; paklanır, kin ve kibirden yana,
‘Yer ile yeksân’ olur, Kur’ân’ı yaşadıkça.

Bir huzur ki; bozulmaz, şeytanî şüphelerle,
Ne tabiî afetler, ne de başka bir şerle.
Bir huzur ki; barışır, o ilâhi kaderle,
Ruhlara sükûn verir, Kur’ân’ı yaşadıkça.

Bir edep ki; hayânın, gölgesinde barınır,
Ahlâk imbiklerinden, süzüldükçe arınır.
Bir edep ki; namusu, servetten önde tanır,
Âyetlerle yıkanır, Kur’ân’ı yaşadıkça.

Bir hayat ki; doyumsuz, her mevsimi bir bahar,
Her baharda bin meyve,her meyvede bin tad var.
Bir hayat ki; ölümsüz.. Çünkü aslında mezar,
Bir cennet kapısıdır, Kur’ân’ı yaşadıkça.

Bir sevda ki; titretir, yürekleri derinden,
Dağılır kâinata, Medine göklerinden.
Bir sevda ki; açılır, semâlar kaç yerinden,
Muhammed nûru ile, Kur’ân’ı yaşadıkça.

Bir dünya ki; ne açlık, ne cinâyet, ne savaş,
Ne kan ağlayan mazlum, ne gözlerde damla yaş.
Bir dünya ki; ufuklar, ağarır yavaş yavaş,
Sabahlar müjdelenir, Kur’ân’ı yaşadıkça.